Nostaljik bir değer kuş evleri

Hobi

Yaşadığınız şehrin eski yapılarına biraz daha yakından baktığınızda, Türk mimarisinin ince ruhunun kâgir cephelerdeki yansımasını, kuş evlerini göreceksiniz. Bu minyatür saraylara kulak verirseniz, size geçmişin merhamet ve hayal gücünü fısıldarlar…

Osmanlı mimarisinin ağırbaşlı dış cephelerini zarif bir şekilde süsleyen ve ilk örneklerine 13’üncü yüzyılda rastlanan kuş evleri, Osmanlı mimarisiyle birlikte özellikle 18’inci yüzyılda yaygınlaşmaya başladı. Kuş sarayı, kuş köşkü, serçe sarayı veya güvercinlik olarak da adlandırılan kuş evleri, 19’uncu yüzyılla birlikte milli mimarinin önemli bir ögesi hâline gelerek, yaratılana duyulan sevgi ve merhametin mimarimizdeki zarif tezahürü oldu.

Yüksek Ve Korunaklı Cepheler

Osmanlı’nın tabiata ve hayvanlara duyduğu saygı, sevgi ve inceliğin göstergesi olan serçe saraylar; kumru, kırlangıç, saka, leylek, serçe ve güvercinlerin barınması için büyük bir emek ve titizlikle hayata geçirildi. Rüzgârın yönünden güneşin düştüğü açıya kadar en ince ayrıntının düşünüldüğü bu küçük yapılar; saray, han, köşk, kütüphane, darphane, cami, türbe, çeşme gibi yapıların özellikle en fazla güneş alan güney cephelerine yapıldı. Sırtını dayadığı yapının geniş saçakları veya konsolları altına yerleştirilen kuş evleri, kedi, köpek ve yırtıcı hayvanlardan zarar görmeyecek kadar yükseğe ve korunaklı yerlere konumlandırıldı. Kimi zaman yapıyla birlikte inşa edilen, kimi zaman ise binaya sonradan eklenen minik sarayların, cephe estetiğinin yanı sıra kuşların yaşantılarına uygunluğu da planlandı. Ve bir dantel gibi işlenen kuş evleri, minik gövdeleriyle büyük yapılara güzellik katan önemli unsurlar hâline geldi.

Şafak Vakti Bülbül Sesi

eski kuş evleri

İstanbul’un diğer yakasına vapurla gitmenin en güzel tarafı, hiç kuşkusuz yol boyunca size eşlik eden martılardır. Anadolu’nun bir köşesinde yeşil bir bahar günü çileyen kuşlarla güne başlamak ise sebepsiz bir tebessümü konduruverir yüzünüze. Kuşlarla olan yakınlığımız aslında çok eskilere dayanıyor: Oğuz destanlarına göre her boya ait bir kuş sembolü varken; Şamanlar, iyi bir insan olmayı başardıklarında kuş olup uçabileceklerine inanıyor. Edebiyatta; Hümâ, Simurg ve Zümrüd-ü Anka gibi efsanevi kuşlar yer alıyor. Bir de ‘başına devlet kuşu konmak’ deyimi vardır ki; beklenmeyen büyük bir nimete sahip olmak durumunu anlatıyor.

Okulumda Kuş Evi

Ahşap Kuş Evi KŞE05

Okulumda kuş evi ürününü satın alarak, çocuklarınıza bu kültürü aşılayabilir. Doğa ya olan sevgisini ve ona saygı duymasını arttırabilirsiniz.
Ahşap kuş evi çocukların el becerilerini arttıran bir ürün olmakla birlikte ayrıca boyama tekniğini öğreten bir etkinliktir. Bu ürün ile birlikte çocuklarınızla keyifli vakit geçirirken doğadaki dostlarımızada faydalı olmuş olacaksınız.

Osmanlı kuş evi

Kuşlara duyulan sevgi İslamiyet’le devam ediyor. Peygamberin Sevr Mağarası’nda saklanırken bulunmamasını sağlayan; mağara girişindeki ağacın üzerine yuva yapan bir çift güvercin oluyor. Güvercin aynı zamanda Nuh Tufanı’nın habercisidir. Sultan Abdülaziz’in, Kanlıca’daki Hidiv Abbas Hilmi Paşa’nın korusuna şafak vakti bülbül sesi dinlemek için gittiği söyleniyor. Mevlana, Mesnevi ve Divan-ı Kebir eserlerinde kuşlardan bahsediyor. Türkiye’ye gelen yabancı seyyahların mektuplarında Türklerin kuş sevgisi anlatılıyor. Kuşlara gösterilen ilgi zamanla mimariye de yansıyor ve Osmanlı’daki güçlü vakıf geleneğiyle hem barınak hem de mimari zevkin bir göstergesi olarak gitgide yaygınlaşıyor.

Heykel Sanatına Yaklaşan Tasarımlar

osmanlı kuş evleri

Kuşların içinde rahatça dolaşabilmesini sağlayan yolların bulunduğu minyatür saraylarda; balkonlar, yemlikler, suluklar, kubbeler, kemerli pencereler ve cumba şeklinde çıkıntılar görülüyor. Türk mimarisinin minyatür yapıları olarak da adlandırılan kuş evleri, yapılış özelliklerine göre ikiye ayrılıyor. Taş veya almaşık duvarların oyularak yapıldığı yuvalar, sıradan bir oyuk biçiminde basit yapılar gibi görülse de; duvara monte edilerek yapılan, konsol üzerine konumlandırılan kuş evleri; cumbalı, kemerli kapılı, merdivenli, kafesli veya vitray pencereleriyle küçük birer sarayı anımsatıyor. Bu minyatür saraylar farklı mimari tasarım ve teknikleriyle sanat tarihçileri tarafından “Heykel sanatına yaklaşan tasarımlar” olarak yorumlanıyor.

En Güzel Kuş Evleri

Serçe saraylar, kuşların korunması ve barınması amacıyla yapılan hayır eserleri olarak uzun yıllar varlığını sürdürmeyi başarıyor. Ancak geleneksel mimarlığın ince bir ayrıntısı olarak günümüze miras kalan süs evler, ne yazık ki eski görkemini kaybetmiş durumda. Mimarların sanatsal yeteneklerini açığa çıkaran ve dönemin mimari anlayışını gösteren ahşap evlerdeki minik saraylar, çıkan yangınlarla birlikte yok oluyor. Özellikle İstanbul’daki büyük yangınlar ve depremler sonrasında bu küçük sanat eserleri şehirden siliniyor.

kuş evi

Yangınların erişemediği çoğunluğu taştan, pek azı da tuğladan yapılan güvercinliklerin ise çok azı günümüze ulaşıyor. Sanat tarihçi Malik Aksel’in de dediği gibi İstanbul kuş köşklerinin en güzellerini Üsküdar’da görüyoruz: Üsküdar Yeni Valide Cami’nin üç cephesinde 18’inci yüzyıldan kalma farklı tekniklerde (biri ev, diğerleri cami şeklinde) yapılmış kuş evleri ile köşk, ihtişamlı bir saray ve tek katlı ev şeklinde tasarlanan Üsküdar Ayazma Cami’nin kuş evleri, yolu oraya düşenleri içtenlikle selamlıyor. Yine Üsküdar’daki Selimiye Cami’nin ön ve yan cephelerine yapılmış zarif serçe saraylar, süslü ve barok mimari özellikler gösteriyor. Ajur işlemeli, sivri kemerli ve geometrik şekillerle bezeli pencereleriyle İstanbullulara görsel bir ziyafet sunuyor.

Üsküdar kuş evi

Bunun yanında, Eminönü Yeni Cami duvarı ile Eyüp Cami’nin avlu duvarı da kuş evleriyle süslü. Fatih Cami’nin kütüphanesinin duvarında, Taksim Su Maksemi’nin ön cephesinde, Laleli’deki Taş Han’da, Mısır Çarşısı’nda ve Bağdat Caddesi’ndeki bazı evlerin duvarlarında da bu minyatür evlerden görmek mümkün. Kuş köşklerine bazı Musevi ve Hristiyan yapılarında da rastlanıyor.

Anadolu’nun pek çok yerinde gerek dini gerek sivil mimari yapılarda rastlanan minyatür köşkler, geçmişin hoş sedasını ve Osmanlı’nın yaşam felsefesini günümüze taşırken, zamanın yıkıcı etkisiyle giriştiği mücadeleyi sürdürüyor.

mimari kuş evleri

Büyük tarihi yapıları, minik gövdeleriyle çelişen bir biçimde tüm ihtişamıyla süsleyen kuş köklerinin yaşatılması ve günümüz mimarisine uyarlanmış yeni tasarımlarının oluşturulmasıyla, modern yaşamla birlikte yok olmaya yüz tutan bu geleneksel formu ve Osmanlı nezaketini geleceğe taşıyabiliriz.

Kaynak
Yazar : Gül Demirdaş

İlgili Yazılar

No results found

Menü